Mutfak ve banyo


Taksim Cumhuriyet Anıtı
February 6, 2009, 1:20 pm
Filed under: istanbul

Taksim Meydanındadır.
Zaferle sonuçlanan İstiklal savaşı ve kurulan genç Cumhuriyet`in, Osmanlı`nın eski “başşehri” olan İstanbul`a da benimsettirilip özdeşleştirilmesi amacıyla yaptırılmıştır.
Tünelden Taksime çıkan caddenin adı Cumhuriyet`in ilk yıllarında “cadde-i Kebir”ken “İstiklal caddesi” olarak değiştirilmiştir. Cumhuriyet`in coşkusunu,Kurtuluş Savaşı`nın öyküsünü yeni kuşaklara daha çağdaş bir dille, bir anıtla anlatmanın, daha da anlamlı olabileceği düşünülmüştür. Bu görüşle de halkın bir yandan parasal katkısını sağlamak için girişimlerde bulunulurken, öte yandan ünlü İtalyan yontucu Pietro Canonica yapım için çağrılmıştır. İki genç Türk; Hadi (Bara) Bey ve Sabiha (Bengütaş) Hanım`ın yardımlarıyla, anıt 1928`de tamamlanmıştır.
Açılışta, çevre düzenlenmemiştir; bomboş bir alanın ortasında yer almıştır. Dönemin ünlü mimarı Mongeri, dairesel bir düzen kurar ve Taksim`de anıtıyla, yoluyla bir meydan haline dönüşür.



Galatasaray Hamamı
February 6, 2009, 1:17 pm
Filed under: istanbul

İstanbul-Beyoğlu-Galatasaray’da Turnacıbaşı Sokak No:24 dedir.
Galatasaray Hamamı, Sultan II. Beyazıt tarafından 1481 yılında külliye ile beraber inşa ettirilmiştir.
Galatasaray Hamamı’nın yapımı gizemli bir hikayeye dayanır. Sultan Beyazıt o zamanlar şu anki Galatasaray Lisesi ve Galatasaray Hamamı’nın yer aldığı arsada gezinirken bir kulübe gözüne çarpar. Bu kulübe zamanın sayılan zatlarından olan Gül Baba’ya aittir, Sultan Beyazıt bu zat ile tanışıp “Gül Baba bir dileğiniz var mıdır?” diye buyurur ve Gül Baba da cevaben bu arsaya yüzyıllara hükmedecek içinde büyük bir mektep ve büyük kubbeli hamam bulanacak bir külliye yapılmasını ister. Sultan Beyazıt bu dileği aynen kabul ederek 1481 yılında külliyeyi inşa ettirir. Gül Baba’nın yatırı halen külliye içindedir ve Galatasaray Hamamı Gül Baba’nın aynen istediği gibi yüzyıllara hükmetmektedir.

“Galatasaray Tarihi” adlı eserin müellifi merhum Fethi İsfendiyaroğlu Galatasaray Hamamı’nın kendi talebeliği süresince Lise öğrencilerine hizmet verdiğini belirtmektedir. Şöyle der Galatasaray Liseli İsfendiyaroğlu; “Evvelce bizim zamanımızda her sabah hamam servisi tertibatı vardı. Talebeler yatakhanelerden grup grup toplanarak mektebin arka bahçesine bitişik olan Galatasaray Hamamı’na sevkedilirlerdi. Talebeler hamamdayken bu hamamın sokağa bakan tarafındaki kapı kapalı tutulurdu ve dışarıdan hiçbir müşterinin girmesine müsaade edilmezdi.”
Yüzyıllara hitap eden Galatasaray Hamamı birçok paşaya, kadıya, sadrazama padişaha hizmet etmiş ve bu insanların tertemiz hayatlarında pay sahibi olmuştur.
Galatasaray Hamamı geçmişin mirasını başının üstünde taşımaya devam ederken gelişen hayat standartlarının emrettiği modernlikten de taviz vermeme ilkesini hem mimari yapısında hem hizmet kalitesinde hem de çalışanlarının güleryüzünde hissettirmektedir.



Sahaflar Çarşısı
February 1, 2009, 9:29 am
Filed under: istanbul

Beyazıt Meydanında bulunmaktadır.
İstanbul’un Osmanlı döneminden günümüze kadar ayakta kalabilmiş en eski kitap çarşısı Sahaflar Çarşısı’dır. Çarşı, Kapalı Çarşının Fesçiler kapısı ile Beyazıt Camii arasında yer almaktadır.
Osamanlı devrinde, , medreselerin çevrelerinde medrese öğrencilerinin ihtiyaçlarını karşılayan sahaf dükkanları medreselerin çevrelerinde bulunurdu. Kapalı Çarşı`nın inşaatı 1460`larda tamamlandığında, çarşıdaki dükkanların bir kısmı da sahaflara tahsis edildi. Sahafların Kapalı Çarşı`dan çıkıp bugün bulundukları yere taşınmalarının sebebi, 1894`teki büyük İstanbul depreminde Kapalı Çarşı`da meydana gelen büyük yangındı. Sözcük anlamıyla “sahaf elden düşme kitap alıp, satan kişidir. Sahaflık, medrese Öğrencilerinin 15 ve 16. yüzyıllarda Fatih ve Beyazıt gibi büyük camilerin etrafında kitap alım satımı yapmaları ile başladı. Eskiden sahaflar Kapalı Çarşı` nın içinde şimdi yorgancıların bulunduğu yerdeydi. En kıymetli yazmaların, minyatürlü kitapların pazarıydı burası. Evliya Çelebi `ye göre burada elli kitapçı dükkanı bulunmaktaydı.



Beyazıt Kulesi
January 28, 2009, 7:51 am
Filed under: istanbul

Asıl adı “Beyazıt Yangın Kulesi”dir. Çıkan yangınların haber verilmesi maksadıyla 1749 yılında yapılmıştır. 85 metre yüksekliğinde ve ahşap olarak inşa edilmiştir.
Gözetleme kısmına 180 basamakla ulaşılır.
Büyük Cibali yangınında (1756) tamamen yanmış, 1826 yılında yeniden yapılan kule Yeniçeri ayaklanmasında tekrar yanmıştır.
Beyazıt Kulesi üçüncü defa Sultan II.Mahmut zamanında (1828) yılında Mimar Senekerim Balyan tarafından tekrar yapıldı.
Beyazıt Yangın Kulesi,
-Nöbet katı
-İşaret katı
-Sancak katı olmak üzere üç bölümden oluşur.
Geceleri fener yakılarak, gündüzleri sepet sarkıtılarak yangın haber verilirdi. 1997 yılında başlayan restaurasyon çalışmalarına kadar kullanılamayacak durumdaydı. 2 yıl süren restaurasyon çalışmaları sonunda eskisi gibi yine yangın gözetleme, meteoroloji ve yol durumunu haber vermek maksadıyla kullanılmaktadır.



Çemberlitaş Hamamı
January 23, 2009, 1:27 pm
Filed under: istanbul

Çemberlitaş-İstanbul
Vezirhan Caddesi No:8
Çemberlitaş Hamamı, Çemberlitaş`ta, Divanyolu üzerinde, I. Constantinus`un (M.S. 324-337) diktirdiği anıtın Vezir Han tarafında yer alır. Köprülü Mehmet Paşa camii hamamın karşısındadır.

Köprülü Medresesi, Köprülü türbesi, yanında Vezir han ve eski Dar’ül-fünun binası bulunur. Yakınında ise Sultan II. Mahmut Türbesi, Köprülü Kütüphanesi, Atik Ali Paşa Cami ve medresesi ve Ali Baba Türbesi bulunur.

Hamam Nurbanu Sultan tarafından yaptırılmıştır. Nurbanu Sultan II.Selim’in karısı ve Sultan III.Murat’ın annesidir. Üsküdar`da, Toptaşı`ndaki, Valide-i Atik Külliyesi`ne gelir getirmesi için Nurbanu Sultan tarafından yaptırılmış ve vakfedilmiştir.

Çemberlitaş Hamamı, Tuhfet`ül-mimarin`e göre Mimar Sinan yapısıdır. Kitabesinden anlaşıldığıne göre hamamın yapılış tarihi 992/1584`tür.

Çembarlitaş Hamamı birbirinin tamamen benzeri ve yanyana bitişik bir çifte hamam olarak planlanmıştır. Erkekler kısmının girişi Vezir Han Caddesi üzerindedir ve yol kotunun zamanla yükselmesi sonucunda bugün girişi alçakta kalmıştır.



Çadır Köşk
January 22, 2009, 8:46 pm
Filed under: istanbul

Yıldız Park’ı içinde bulunan iki tarihi köşkten biri Çadır Köşk’dür. Yapıldığı tarihlerde Çırağan Sarayı’na ait olan korunun içinde “Sedir Köşkü” olarak 1871 yılında inşaa edilmiştir.
Beşiktaştan Ortaköye giderken Yıldız Parkına girildiğinde solda yer alır. Bu köşk Sarkiş Balvan ve kardeşlerine saray bahçesi dekoru olarak Sultan Abdülaziz tarafından yaptırılmıştır. Köşkün önünde Yıldız Parkı’nın iki büyük havuzundan biri bulunmaktadır.
Bu köşk zemin üzerine tek katlı olarak inşa edilmiştir ve koyu kırmızı renkte boyalıdır. Köşkün boğaza bakan cephesi üç bölümden meydana gelmektedir.
Cephenin ortasında, önünde dört desteğe oturan bir balkon yer almaktadır. Süslemeli ve yuvarlak kemerli olan balkon kapısının iki yanırıda iki çift pencere bulunmaktadır. Köşkün havuza bakan cephesi iki kollu merdivenli bir girişe sahiptir. Merdivenin iki kolu arasındaki bölümde zemin kata, girişi sağlayan bir kapı açılmıştır. Abdülmecit döneminde Neo-Klasik, Neo-İslam, Neo-Osmanlı



Ayasofya
December 11, 2008, 7:58 am
Filed under: istanbul

Sanat tarihi ve mimarlık açısından dünyanın 1 numaralı yapısı hüviyetindedir. Ayasofya dünyanın 8. harikalarından birisi sayılmaktadır. Bu yaşta ve bu büyüklükte günümüze gelebilmiş nadide eserlerden biridir. Orijinal ismi Hagia Sophia dır. Türkler Ayasofya derler.
Kubbenin yapısı Roma mimarisince geliştirilmiştir. Bazilika eski zamanlardan beri tatbik edilegelen mimari plana sahiptir. Çok büyük ölçüde kubbe kullanılmıştır yuvarlak yapıların örtülmesinde.
Ayasofya 6. Y.Y. Bizans eseridir. Daha önceden örneği yoktur. Sonraki devirlerde de taklit edilememiştir. Roma mimari geleneğine uygun yapılmış bir denemedir. Ayasofya her zaman çok büyük paralar aktarılarak ayakta tutulmuştur. 1453 yılında İstanbul’un fethedilmesinden sonra harap durumdaki Ayasofya onarılmış ve Cami’ye çevrilmiştir. 16. Y.Y. da Mimar Sinan tarafından binaya destek duvarları örülmüştür. Ayasofya 916 yıl başkilise olarak 477 yıl ise cami olarak kullanılmıştır. Büyük Atatürk’ün emriyle Müze’ye çevrilmiştir.



Yerebatan Sarayı
December 5, 2008, 7:57 am
Filed under: istanbul

Sık sık kuşatma tehlikesi altında olan İstanbulda kuşatma süresince en büyük tehlike yiyecek ve su sıkıntısıydı. Bazilika Sarnıcı su sıkıntısına önlem olarak Roma ve Bizans İmparator’ları tarafından yapılan sarnıçların en büyüğüdür. 140 m x 70 m taban ölçülerinde ve 80000 M3 su alabilen sarnıç tavanı 336 sütun üzerine oturmaktadır. Bu sütunların bazılarında oymalar vardır. Bazilika Sarnıcı 6. Y.Y. da Justinianos tarafından yapılmıştır.
Osmanlıda akan su içilir durgun su içilmezdi. Bu nedenle sarnıcın suyu Fetihden sonra Saray bahçelerini sulamakta kullanıldı.
1985-1988 yıllarında Sarnıç restore edildi. Ses ve ışık görüntüleriyle etkileyici hale gelen sütunlar arasına gezi yolları yapıldı. Sarnıçta toplanan yağmur sularında yaşayan Sazan balıkları kirlenmeye karşı bir önlemdir ve dekoratiftir.



Dolmabahçe Sarayı
October 5, 2008, 7:57 am
Filed under: istanbul

Dolmabahçe Sarayı (Müzesi):

Bu yer Boğaziçi’nin koylarından biriydi. 17. YY. dan itibaren yavaş yavaş doldurulmuşdur. Dolmabahçe adıyla Padişahların hasbahçesi olmuştur. Osmanlı döneminde Donanmanın demirlediği yer olmuştur.
Dolmabahçe olduktan sonra çeşitli padişahlar köşk ve kasr’lar yaptırmış ve “Beşiktaş Sahil Sarayı” olarak anılmıştır.
Sultan Abdülmecid döneminde ahşap yapılar yıktırılmış ve günümüzdeki Sarayın temelleri atılmıştır.
Bütün Saray bodrum üzeri 2 katlıdır. Osmanlı ustalar batı motiflerini Osmanlı Sarayına zarif bir ustalıkla uyarlamışlardır.
Taşıyıcı duvarlar taştan iç bölmeler tuğladan ve döşemeler ahşaptan yapılmışlardır.
285 oda, 46 salon, 6 hamam, 68 tuvaleti vardır.



Alman Çeşmesi
September 28, 2008, 10:00 am
Filed under: istanbul

Sultanahmet meydanı – Eminönü

Sultan 1. Ahmet türbesinin karşısında bulunan bu çeşme 1898 yılında Alman İmparatoru II. Wilhelm’in İstanbul’u ziyaretinin 2. yılında Almanya’da yapılmış ve 1900 yılında yerine monte edilmiştir.

Sultanahmet’in ilginç yapılarının başında gelir. Alman çeşmesi meydanla bütünleşmiş bir yapıdır.

Alman İmparatoru ve Prusya Kıralı II. Wilhelm (1888-1918) Osmanlı İmparatorluğu’na 3 defa gelmiştir. Uzun hükümdarlığı boyunca İsveç, Danimarka, İtalya, İngiltere ve Yunanistanı gezmiştir.

Sultan II. Abdülhamit döneminde 1889 ve 1898 yıllarında yaptığı dostluk gezilerinin amacı II. Wilhelm’in doğuya açılmak istemesiydi.

II. Wilhelm ilk gezisinde Alman tüfeklerinin Osmanlı Ordusuna satışını sağlamıştır.

İkinci gezisinde ise İstanbul – Bağdat demiryolunun inşaatının Alman firmalarına verilmesini temin etmiştir.




Follow

Get every new post delivered to your Inbox.